Hamster Isırma Sorununa Cözüm!

Saturday, 2 July 2016

Hamster kendini tehlike altında hissettiğinde ve bunun sonucunda korkuya kapıldığında ısırır. Bunu söylemekten nefret ediyorum ama hamster ısırığı feci acıtır. Bazen ısırıklar yüzeysel olabilir o zaman sıkıntı yokama  kimi zaman da hamster'ın sivri dişi ısırdığı yere ( genellikle parmak) öyle bir saplanır ki hayvan ısırık attığı yerden aşağıya doğru sallanır durur. İşte o zaman yandınız.....

Peki, sürekli ısırma eğiliminde olan hamster için ne yapılmalı? 

  • İşe öncelikle doğru hamster seçimiyle başlayabilirsiniz. Unutmayın! Erkek hamster dişiye oranla daha az ısrıma eğilimindedir. 
  • Yukarıda yazdığıma ek olarak bazı küçük türlerin daha fazla ısırma eğiliminde olduğunu söyleyebilirim. 
  • Sürekli ele alınan, sevgi gösterilen hamster, daha az ısırma eğillimi gösterecektir. 
  • Hamster'ı elinize aldığınızda sakın ona çok fazla baskı uygulamayın, hayvanı öldürebilirsiniz bile, böyle bir durumda da ısırıklardan kurtulmanız mucize olacaktır. 
  • Hamster yaralıysa veya kendini kötü hissediyorsa, elinize uygun bir eldiven takıp hayvana yaklaşın, ısırıklardan kurtulamazsınız. 
  • Hamster, kafesiyle eve ilk geldiğinde şöyle 4-5 gün belki de bir hafta hayvana elinizi sürmeyin. Onu izlemekle yetinin. Bu süre zarfında hayvan kafesine alışsın. Küçük ölçekte bir hayvan olduğundan bu onu diğer hayvanlara yem yapar, içgüdüsel olarak ta sizi ilk günler açık bir tehdit olarak görecektir. 
  • Hamster geceleri aktif olan hayvan türlerindendir. Gündüz vakti hayvandan hiç bir beklentiniz olmasın, bırakın hayvan kafesinde takılsın. Hayvanı ürkütmeyin.
  • Hamster'ınızla konuşun. Evet, onunla yumuşak bir ses tonuyla günlerce, haftalarca konuşun. Hatta benden size tavsiye hamster kafeste olduğu sürece, belirli aralıklarla gidin hamster'ınıza güzel sözler söyleyin. Hamster sesleri çok iyi algılar, yüksek, baskın bir seste nasıl sağa sola kaçışır dikkat edin, işte bundan dolayı tatlı bir ses tonu onu mutlu edecektir. 
  • Hayvanın yaklaşık bir haftalık ortama alışma dönemini sonlandırın, ama tatlı konuşmalar devam etsin. Kafese doğru konuşun. Neyse şimdi sıra hayvanı kendi kokumuza alıştırmada. Gidin önce elinizi yıkayın, iyice durulayın ki elinizde size ait olmayan başka bir koku kalmasın. Unutmayın elleri cips kokan birisi muhtemelen bir ısırığı hak eder çünkü hamsterın gözünde o parmaklar güzel, lezzetli bir cips parçasından başka bir şey değildir. Evet yine konumuza dönelim. Hamster'ınıza yavaşça yaklaşın. Bırakın dostunuz uzattığınız ele doğru gelsin. Siz ona doğru gitmeyin. Hamster çok iyi koku alır, bundan dolayı zamanı geldiğinde hamster, sizin kokunuzu hafızasına atacaktır ve bu da onda müthiş bir rahatlama yaratacaktır. 
  • Hamster'ınıza haftada bir iki kez minik ödüller verin, bir parça marul, brokoli ya da başka bir şey. Bunu yaparken yine elinizdeki ödülü dostunuza yaklaştırmayın, bırakın o size doğru, ödüle doğru gelsin. Hamster'ınızın ödülü net bir şekilde gördüğünden emin olun, parmaklarınıza sıkıştırdığınız bir parça marul size kocaman bir ısırık olarak geri gelebilir. Ha bi de dostunuz ödülü aldığında onu yüreklendirmek için sevmeye falan kalkışmayın, o hala size alışma sürecinde. 
  • Baktınız ki hamster'ınız size, ortama iyiden iyiye alıştı, onu tek parmağınızla kafasından başlayarak nazikçe sevme zamanı geldi gibi. Bunu bir süre  baş parmağınızla sürdürün, sonrasında diğer parmaklarınızı da kullanarak dostunuzu yavaşça okşayın. 
  • Sevmeler, güzel sözler, yavaşça okşamalar falan şöyle iki, üç hafta sürsün. Sonrasında avcunuzu ona doğru açın ve bekleyin. Tekrar ediyorum sakın ona doğru gitmeyin, bırakın o size gelsin. Sonrasında eğer hamster avcunuza geliyorsa, onu havaya, yüzünüzün hizasına kaldırın yine küçük hareketlerle okşayın. 
  • Hamster'ınızın size alıştığına %100 emin olsanız bile, ona yaklaşımlarınız hep sakin ve yumuşak olsun. Görme yetileri çok zayıf oan hamster'lar, her tür ani hareketi tehdit olark algılayacaktır.
  • Baktınız dostunuz elinizdeyken bir anda huzursuz hareketler yapıyor, onu hemen düz bir zemine, ya da yuvasına koyun. Isırk gelmek üzeredir. Yapılacak bir şey yok. 
  • Dostunuz uykudayken ona elinizi sürmeyin. Bırakın rahat rahat uyusun.
  • Son olarak, hamsterlar, diğer bütün kemirgenler gibi dişlerini törpülemek isterler, bu sebepten de ısırma eğilimleri artabilir. Uygun bir oyuncak, dişleriniz rahatlatmada ona yardımcı olacaktır. 
  • Şu ana kadar yazdıklarımı başarıyla uygulayabilen hamster sahipleri, er ya da geç başarıya ulaşacaktır. Bu arada farkında mısınız bilmem ama yukarıda yazdıklarımın her biri hamster evcilleştime yollarına, ve bana en çok sorulan hamster'ımı nasıl evcilleştiririm sorusuna cevap olacak gibi. 
hamster evcilleştirme
Hamster aldım ısırmaya başladı!!!!

Hamster Sahipleri Dikkat!

  • Dostunuzu asla ama asla kafası aşağıya bakacak şekilde sarkıtmayın. 
  • Hamster'lar çok kısa mesafelerden bile düştüklerinde bacaklarını kırabilir, vücutları zarar görebilir hatta ölebilirler dikkat. Dostunuzu elinize aldığınızda muhakkak oturur posizyonda olun ve dostunuza göz kulak olun. 
  • Özellikle küçük çocuklar bu lafım sizlere, hamsterları severken sakın sıkmayın, bedenlerine taşıyabileceklerinde daha fazla güç uygulamayın.
  • Her ısırıktan sonra ellerinizi güzelce yıkayın ve dezenfekte edin. 

Hamster Temizliği Nasıl Yapılır?

Tuesday, 28 June 2016

Hamster Banyo Yapar mı? 

Hamster sahipleri bilir, küçük dostunuz daha eve girer girmez değişik kokular etrafa yayılmaya başlar, ve aradan birkaç gün geçtikten sonra hamster’ın kafesinin bulunduğu odanın kokusu artık tahammül sınılarını aşmıştır. Sırf etrafa yaydığı koku yüzünden hamster’ından ayrılmak zorunda olan onlarca arkadaşım oldu. Peki ne yapmalı?

Hamsterlar, burunlarını pisliğe sokmadıkları sürece çok temiz hayvanlardır, kendi kendilerini temizledikleri için temiz kalmayı başarırlar. Şimdi başlıktaki soruya cevap verelim; hamster banyo yapmaz, yapmamalı. 

Hamster'ı suyun altına sokmak, onları güzelce çitilemek, vücutlarında zaten var olan doğal yağları yok edecektir ve bu da hayvanda geri dönüşü omayan hasarlar bırakabilir.

hamster banyo
Hamster temiz bir hayvandır, korkmanıza gerek yok :)




Peki Hamster Temizliği Nasıl Olmalı ? 
  • Tekrar ediyorum, hamster’ınızı küçük bir bebek gibi banyoya sokmayın, o bir küçük, minik bir hayvan unutmayın. Hayvanı ciddi ciddi suya sokmak onun hayatını tehlikeye atacaktır. ( ama baktınız ki hayvan evde gezinirken tüylerine kendisi uğraşsa da çıkaramayacağı bir kimyasal bulaşmış ( temizlik malzemesi, oje moje…) o zaman hayvanı su ile tanıştırmaktan başka çare kalmayabilir). 
  • Gidin bir miktar hamster banyo kumu alın ve hamster’ınız güzel bir kum banyosu yapsın. Hamster kumda yuvarlanıp, kumu eşeledikçe üzerindeki kir pas doğal olarak yok olacaktır. Kumu bir kaseye güzelce doldurun, ve hayvanı içine bırakın. Kaseyi seçerken hayvanın büyüklüğünü dikkate alın. Demek istediğim hayvan rahatlıkla bir iki tur atabilsin ve sakın ha kumu ağzına kadar doldurmayın, kasenin yarısından az olsun yeter. Kumla ilgili son uyarı, bazı hamster sahipleri kumu hamster kafesinde tutmayı tercih ediyor, bu durumda hayvan uzun süre kafesinde bekleyen kuma pisleyeceği için, kumu sık sık değiştirin. 
  • Elinize nemli bir bez alın ve hayvanın tüylerinin yönünde, vücudunu yavaş yavaş ovalayın. Bu nokta da hayvana çok sert hareketler yapmamak önemlidir. Aynı şekilde bu seferde kuru, yumuşak bir bezle hayvanın üzerinde kalan nemi ve su parçacıklarını kurulamaya bakın. Yine yavaş hareketlerle, tüylerin yönünde. Bunu yaparken eski bir diş fırçası (yumuşak telli) kullanabilirsiniz. 

 Dikkat Edilmesi Gereken Birkaç Husus; 

  •  Kızışma döneminde dişi hamster’larda farklı bir koku olacaktır, lütfen bunu da dikkate alın.
  •  Olur da hayvanı suya sokmanız gerekirse; su oda sıcaklığında olsun, hayvanın tüylerinin yönünde yavaş hareketler ( yıkarken de, kurularken de), ne olursa olsun hayvanın yüzüne veya yüzünün çevresine su gelmeyecek, unutmayın!

Powerbank Alacaklara Tavsiyeler!

Monday, 27 June 2016

Kimi zaman powerbank, kimi zaman yedek güç ünitesi, taşınabilir şarj cihazı, kimi zaman bire bir türkçe çevirisi güç bankası, ismi ne olursa olsun aslında hepsi tek bir amaca hizmet ediyor, (şimdi tepesinde fener olanları da var ama olsun) o da, artan enerji açlığını doyurmak.

Eminim ki telefonu sabah tam dolu şarjdan çıkarıyorsunuz ama özellikle facebook ve youtube’da geçirilen kaliteli zaman! sonrasında bir bakmışsınız şarj %75’lere ulaşmış ( eğer telefonunuz şöyle iyi bir şeyse, yoksa %30 lara inenleri bilirim), sonrasında uzun bir gece, toplantılar falan ve haber vermeniz gereken onlarca kişi. İşte tam bu noktada artan enerji ihtiyacını karşılamak için powerbank ( güç bankası) bulunmaz nimet.

Neyse dönelim konumuza, başlıkta da bahsetiğim gibi powerbank alırken olası riskleri göz önünde bulundurmanızda fayda var. Peki neler dönüyor bu piyasada;

Bi kere powerbank kapasiteleri gitikçe artıyor, 1200 mAh, 2500 mAh derken ben 50000 mAh ‘i gördüm. Ama ne hikmetse fiyatlar düşme eğiliminde, kaliteyi bu fiyatlara almak mı, bence şüphelerin yoğunlaştığı yer burası olmalı.

Sahte Kapasite Bilgileri 

Bir çok üretici (sahtekarlar) 2200 mAh kapasite değerine sahip bir ürünü, gözünü bile kırpmadan 3200 mAh olarak gösterip piyasaya sunmaktadır, sunmuştur bile. Şimdi geçenlerde bir arkadaşım Çin’den getirdiği bir ürünün hafifliği ile ilgili konuşup duruyordu, ürün 30000 amper, ve ister inanın ister inanmayın,  ortalama bir cep telefonundan daha ağır değil. İlginç değil mi ? 30000 amper bir güç ünitesinin bu kadar hafif olmasının bir nedeni olabilir o da sahtekar üreticinin ürünün içinde yaptığı değişiklikler ve sahte kapasite bilgilendirmesi. Ha peki ürünün tabiri caizse eşşek gibi ağır olması ürünle ilgili şüpheleri ortadan kaldırır mı? Alın size bir resim, piyasada dolaşıp duruyor, bakın bakalım şüpheli bir durum var mı?

powerbank tasinabilir sarj cihazi
Sahtekarlıkta insanlığın aldığı yola güzel bir örnek !
Taşınabilir güç bankalarında yüksek kapasiteleri sağlamak için genellikle li-polimer veya li-ion piller (cells) kullanılır. Yukarıdaki resimde de fark etmek çok zor olmasa gerek, üretici ağırlığı artırmak için tek bir pilin yanına küçük kum torbaları koymuş. Şimdi yukarıda söylediğim şeyi tekrarlıyorum, eğer bir ürün olaması gerektiğinden çok çok hafif ise üretici büyük  ihtimalle içindeki pillerin bir çoğunu ortadan kaldırmıştır. Yorumu size bırakıyorum .

Düşük kaliteli, markası belli olmayan özellikle de Çin malı ürünlerin başarısız piller kullandığı konusunda artık hiç şüphe yok, bu da şu anlama geliyor aldığınız 30000 mAh’lik bir ürün 3000 mAh’lik bir cep telefonunu tam kapasite şarj edemeyecektir, bırakın şarj etmeyi içindeki enerjiyi bile doğru dürüst saklayamayabilir. Şimdi sizlere bir resim daha göstermek istiyorum, bu resimde de gördüğünüz üzere üretici, pil diziminde farklı bir yol izlemiş, pillerin her biri birbirinden bağımsız.

powerbank tasinabilir sarj cihazi sorun
Evinizdeki saate bile aynı paketten çıkmış, aynı marka pilleri takın ! 
Pil üreticileri, birbiriyle aynı marka olmayan, aynı seriden olmayan ürünlerin yan yana kullanılmasını kesinlikle tavsiye etmiyorken, sizce de bu resimde bir aldatmaca yok mu?

Powerbank Patlama Riski

Bugün hemen hemen bütün modern taşınabilir cihazlar, güç kaynağı olarak Li-polymer ( lityum polimer) pil kullanıyor, piyasada gezinen ucuz ve kalitesi soru işareti ürünler ise silindirik veya prizmatik Li-Ion (lityum ion) pil kullanmaktadır. Bu pillerde ortak olan sıkıntı ise uzun süre şarjda takılı kaldıktan sonra aşırı ısınmaları. Şimdi yüksek kalitedeki ürünlerin devrelerinin  üzerinde aşırı şarj yüklemesini önlemek için bir sistem mevcuttur, yani demek istediğim bu ürünlerde şarj %100 olduğunda akım kesilir. Diğer kalitesiz ürünlerde ise bu sistem olsa bile, sistemin yanlış çalışma olasılığı diğer ürünlere göre çok daha fazladır. Şimdi şarj olması gereken elektronik aletleri tam uyumadan önce şarja takmayı seven bir millet olduğumuzu göz önünde bulundurursak,  olası riskleri göz önünde bulundurmamız lehimize olacaktır. İnternette biraz araştırma yapın onlarca patlayan cep telefonu, taşınabilir şarj aleti ve dizüstü bilgisayar hikayeleri önünüze gelecektir.

Taşınabilir Şarj Aleti (ünitesi) almak istiyorum, ne yapmalıyım? 

  • Bir ürün özellikleri göz önünde bulundurulduğunda mucizevi bir şekilde ucuz ise uzak durun. Taşınabilir şarj aletlerinin ortalama fiyatlarını internetten iyice araştırın. 
  • Mümkün mertebe iyi bilinen markaların ürünlerine yönelir. 
  • İnternette almak istediğiniz ürünle ilgili ciddi bir araştırma yapın ve kullanıcı yorumlarını mutlaka gözden geçirin. 
  • Taşınabiliri pilli şarj cihazınızı gece yatmadan önce şarj etmiş olun, aleti şarjda unutmayın. 
  • Taşınabilir şarj aletlerinin asıl amacından sapmayın, ihtiyacınız kadar amper genişliğine sahip ürünler alın. Telefonu 3200 amper olan birisinin elindeki 50000mAh’lik bir ürün fanteziden öteye geçmez, yukarıda bahsettiğimiz riskleri düşürmek adına daha düşük kapasiteli, kaliteli ürünlere yönelin.
  • Kişisel yorumun, taşınabilir şarj aleti (powerbank) denildiğinde aklıma ilk başta Sony, sonra Apple ve üçüncü olarak da Samsung geliyor. 

Kızıl Tepe (2015) Filmin Konusu

Monday, 7 March 2016

Bana sorarsanız bir filmi izlemeden önce izleyici yorumlarını takip etmeyi bırakın artık. İnanın bunca yıldır binlerce film izleyen birisi olarak birçok filmi sırf bir iki kötü yorum yüzünden izlemediğimi ve seneler sonra o izlemediğim filmleri büyük bir zevkle izlediğimi hatırlıyorum. Bazı izleyiciler izledikleri filmler hakkında yorum yazarken gerçekten çok acımasız olabiliyorlar.

Aynı şekilde IMDb puanlamaları da çoğu zaman çok geçerli olmayabiliyor. Mesela 7 puan üzeri almış bir film, sizi sıkıntıdan öldürebiliyor. Peki ben neden burada oturmuş filmler hakkında yorum yapıyorum? Galiba filmler hakkında yazıp çizmeyi seviyorum......

Her yönetmenin bir taraftar grubu vardır aslında. Bu filmin yönetmeni "Guillermo del Toro" için de aynı şeyler geçerli. Yönetmen onlarca filme imze attı ama ben aşağıya üç isim yazıyorum ki imkanınız varsa bu üç filmi istediğiniz sırada izleyin ve en sonunda Kızıl Tepe (Crimson Peak) filmine bir göz atın. Yönetmenin tarzını iyi bilmek, filmlerden aldığınız tadı artırır. Şimdi gelelim o filmlere ;
  1. Pan's Labyrinth 
  2. The Devil's Backbone 
  3. The Orphanage
crimson peak filmin konusu
Yine bir Guillermo del Toro klasiği......

Kızıl Tepe (2015) Film Detayları 

Süre : 1 saat 59 dakika
Yönetmen : Guillermo del Toro
Tarz: Dram, Fantazi, Korku
IMDb : 6.7 /10

Kızıl Tepe ( Crimson Peak ) Filmin Konusu: 

Açılış sahnesine dikkat edin! Filme sağlam bir giriş. İşte bu sahne aslında yönetmenin annesinin gerçek hayatta tecrübe ettiği bir olayın yansıması. Yazar kendi ağzından şunları söylüyor;
"Annemin büyükannesi vefat etti, ve annem  daha bir çocuktu, yatağında ağlıyordu. Tam o anda annenesinin ipek elbisesiyle koridorda süzüldüğünü hissetti. Parfümünün kokusunu bile aldı. Yatağın yayları gıcırdamaya başlamıştı ve annem sırtında babaennemin ağırlığını hissedebiliyordu. İşte o anda bir çığlık attı ve odayı terk etti. 

Suriyeli Küçük Bir Kızın Vasiyeti

Saturday, 12 December 2015

suriyeli kucuk kiz
Küçücük ellerden dünyaya mesaj.



Yukarıdaki resmi çizen ve altına Arapça o notları düşen Suriyeli bir çocuk. O şu an aramızda yok. İsmini kimsenin bilmediği ama yaşadıklarını vicdanı olan herkesin tahmin edebileceği bir kız. Artık aramızda yok. Aslında fazla konuşmaya da gerek yok, gelin o notta neler yazdığına bakalım.

"Bu benim vasiyetimdir. Canım annecim! Senden benim güzel gülüşlerimi hatırlamanı ve yatağımı olduğu gibi bırakmanı istiyorum. Ve sen ablacığım! Arkadaşlarıma de ki: ’O açlıktan öldü...’ Ve sen abiciğim! Üzülme; ama, ikimiz birlikte, ’Biz açız!..’ dediğimizi hatırla. Ey Ölüm meleği! Acele et ve ruhumu al ki artık cennete yemek yiyeyim. Ben çok açım. Ve ey ailem! Benim için korkmayın. Ben sizin yerinize de cennete yiyebildiğim kadar çok yiyeceğim"

Yorumsuz!!!!!!!

Goji Berry ve Faydaları

Tuesday, 13 October 2015

Gün geçmiyor ki doğanın yeni bir mucizesi ile tanışmayalım. Bugün sizlerle son günlerde yine adını çokça duyduğumuz bir doğa mucizesi olan gojiberry'nin faydalarını paylaşmak istiyorum.
Goji berry çileği olarakta duyabileceğiniz bu mucizenin Türkçe adı kurt üzümü. İçinde B, C, E vitaminleri bulunan goji berry, ayrıca 19 farklı amino asit içerir.

Goji Berry Faydaları :

goji berry yan etkileri
Bu tür mucize bitkileri aşırı kullanmamaya özen gösterin!
  1. Dünyada en yüksek antioksidan içeren ürünlerin arasında yer almaktadır.
  2. DNA'yı korur.
  3. Enerji ve dayanıklılığı artırır.
  4. Çok iyi bir beta karoten kaynadığıdır.
  5. Ömrü uzatır.
  6. İçerisinde 21 iz minareli bulundurur.
  7. Kolesterolü düşürür.
  8. Kalp ve kan basıncına yardımcı olur.
  9. Sakinleştirici etkisi vardır.
  10. Kas büyümesine yardımcı olur.
  11. Hafıza artırıcı etkisi vardır.
  12. Göz sağlığı için çok faydalıdır.
  13. Gençlik hormonu salınımını artırır, bu da daha genç görünmenize yardımcı olur. 
  14. İçinde bulunan polisakkaritler, yüksek kan basıncını engeller. 
  15. Kansere karşı koruyucu etkisi vardır. 
  16. Kan şekerini dengeler. 
  17. Sindirim sistemini düzenleyici etkisi ile zayıflamaya yardımcı olur. 
  18. Gözler için çok faydalıdır. 
  19. İçinde bulunan betain sayesinde hafıza artırır, kas büyümesine yardımcı olmanın yanı sıra sakinleştirici özelliğe de sahiptir. 
  20. Kepekli buğdaydan daha yüksek protein içerir. 
  21. Vücudun hastalıklara karşı direncini artırır. 

Goji Berry Yan Etkileri 

  • Bir defa polene karşı alerjiniz varsa, bu meyveyi kullanmadan önce bir doktora danışmakta fayda var. Yan etkiler arasında zor nefes alma, bulantı, baş dönmesi ve bazı durumlarda kurdeşen gözlemlenir.
  • İçeriğindeki alkaloid atropin fazla tüketildiğinde kusmaya, bulanık görmeye, ağız kuruluğuna neden olacaktır. 
  • Bazı ilaçlarla etkileşime girebilirler. Örneğin yüksek tansiyon ilaçları ile etkileşim sonrasında kan basıncında düşüş gözlemlenebilir. 
  • Diyabet ilaçları kullananlarda ise kan şekeri düşebilir, bu da baş dönmesi veya bayılma ile sonuçlanabilir. 
  • Kan pıhtılaşmasını önleyen ilaçlarla birlikte alındığında kanamayı artırabilir. Doktorunuza danışın! 
  • Yüksek oranlarda selenyum içeren goji berry mide ve bağırsak sorunlarına yol açabilir, çok çok nadir olsa da, yüksek oranlarda alınan selenyum kadınlarda doğurganlığı azaltabilir.

Faydaları saymakla bitmeyen goji berry meyvesi nasıl kullanılır ? 

Çin'de taze meyvesi ya da suyunu rahatça bulabileceğiniz goji berry meyvesini, Türkiye'de kurutulmuş şekilde bulabilirsiniz. Her gün yiyeceğiniz bir avuç goji berry ile hastalıklarla savaşabilir, ömrünüzü uzatabilirsiniz.

Terörü Lanetliyoruz

Sunday, 11 October 2015

terore teroriste destek verme
Teröre, teröriste destek veren her kimse bizden değildir.......
Tek bir terör eylemi ve hayatını kaybeden 95 vatandaş...Yüzlerce yaralı ve durumu ağır olanlar......
Bu durum kimlerin işine yarar?
Türkiye Cumhuriyeti'ni karanlığa sürüklemek isteyen herkes....Dış güçler, iş güçler falan filan.....
Peki Antartika'da penguenlerin sayısı azalıyor diye üzülen, yırtınan insanlar neden dünkü saldırı sonrasında oh olsun diyor!
Terör uğruna kaybettiğimiz tek bir can, kopan bir kol, incilen bir ruh bile bizler için değerli değil mi!
Bu kadar mı nefret ediyoruz birbirimizden.......
Gün birbirine destek olma günü, gün her türlü teröre lanet etme günü, unutmayın terör puşttur, terörist puşttur, onlara yardım edenler puşt oğlu puşttur.....
Bir laf vardır, sap döner keser döner diye........
Bir gün bir bakarsın yardım ettiğin, sırtını sıvazladığın terör, ummadığın anda tepene biner, çünkü onun namusu, onuru yoktur......

HER TÜRLÜ TERÖRÜ, ONUN DESTEKÇİLERİNİ LANETLİYORUM........

Bu uğurda hayatını kaybeden şehitlerimize (bütün güvenlik güçlerine) ve vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum, sizleri hiç bir zaman unutmayacağız.......

İntihara Eğilimi Olan Kişiye Yardım Nasıl Olmalı?

Sunday, 4 October 2015

İntiharı önlemek intihar öncesi olası işaretleri, intihar eğilimi belirtilerini dikkatli okumak ve onları ciddiye almaktan ibarettir. Bir arkadaşınızın veya bir sevdiğinizin intihara meyilli olduğunu düşündüğünüzde bu konuyu çok fazla açmak, dillendirmek istemezsiniz. Ama unutmayın ki intihar konusunu masaya yatırmak bir hayatı kurtarabilir.İntihara meyilli bir kişi sizden yardım istemeyebilir ama bu demek değildir ki bu kişinin yardıma ihtiyacı yoktur. İntihar eden birçok kişi aslında ölmeyi istemez, onların tek istediği çektikleri acıya bir son vermektir.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün verilerine göre her yıl yaklaşık 1 milyon kişi intihar ederek hayatını kaybetmektedir. Peki nedir bunca insanı ölüme sürekleyen şey? Hayatında bir defa bile olsun intiharı düşünmeyen, depresyonun ne demek olduğunu bilmeyen biri için bu soruya cevap vermek oldukça zor olacaktır ama intihara meyilli bir kişi tahmin edemeyeceğiniz kadar çok acı çekiyor olabilir ve belki de bu acılardan kurtulmak için başka hiç bir yol düşünememektedir.

Şimdi gelin bu konuyla ilgili birkaç başlık atalım;

İntihar öncesi dikkate alınması gereken belli başlı işaretler;

Sağlıklı düşünen bir birey olarak, intihar düşüncesine kendini kaptırmış birine yapabileceğiniz en iyi şey, o kişinin intihar öncesinde ortaya koyduğu tavır ve davranışları iyi gözlemlemek ve sarf ettiği cümleleri iyi analiz edip, her birini dikkate almaktır. İşte bu noktada iyi bir gözlemciyseniz, intihara meyilli olduğunu düşündüğünüz kişiye bazı alternatifler sunabilir ve intiharı önlemede çok ciddi bir rol oynayabilirsiniz. Tabi bu yolun sonunda profesyonel desteğin varlığını göz ardı etmeyin.

intihar fikrinden nasil kurtulurum
İntihar eğilimi belirtilerine karşı gözünüzü dört açın.

İntihar Eğilimi Belirtileri


İntihar hakkında konuşmak
Kendine zarar vermekle, ölümle veya intihar ile ilgili yapılan herhangi bir konuşma...Keşke ölmüş olsam gibi ifadelere dikkat!
Ölümcül yöntemler araştırmak
Herhangi bir intihar teşebbüsünde kullanılabilecek olan silahlara, ilaçlara , bıçaklara veya daha birçok yönteme ulaşma ve herhangi birini elde etme arzusu.
Ölüm olgusuna olağandışı yoğunlaşma
Ölümle ilgili şiirler, hikayeler yazmak, vahşet dolu videolara yoğunlaşmak, kısacası durup dururken ölüm olgusuna yakınlık hissetmek.  
Geleceğe dair hiç bir umut taşımamak
Hiç bir şeyin düzelemeyeceğine dair duygular, olaylar karşısında bir çıkış yolu bulamamak, umutsuzluk veya köşeye kısılmışlık duyguları.
Kendinden nefret etmek, kendini değersiz görmek
Ben olmasam ne olacak ki, aslında bensiz herkes daha rahat eder gibi saplantılı duygular. Kendinden nefret etme ve suçluluk duyguları.
Bir şeyleri sıraya koyma arzusu 
Bir vasiyet hazırlama girişimi, değer verdiği şeyleri sevdiği insanlara dağıtma ve aile üyeleriyle beraber bir şeyler yapabilme telaşı.
Güle güle ifadesinin aşırı yoğun kullanımı
Aile bireylerine ve arkadaşlara beklenmedik ve olağandışı ziyaretler. Genellikle ziyaret sonralarında sanki bir daha hiç görüşmemek üzere güle güle ifadesini derin derin kullanmak. 
İnsanlardan uzaklaşma
Yalnız kalma isteği, insanlardan uzaklaşma arzusu.
Kendi kendine zarar vermek
Gereksiz riskler alma, aşırı alkol tüketimi, sorumsuz araç kullanma isteği, uyuşturucu kullanımı.  
Ani sessizlik 
Aşırı depresif bir durum sonrasında ani sessizlik ve mutluluk halleri o kişinin intiharı kafasına koyduğunun bir göstergesi olabilir. 

Unutmayın, yukarıda belirtilen işaretlerden birini veya birden fazlasını gösteren veya intihar üzerine konuşmalar yapan bireylerin yardıma ihtiyacı olacaktır!!!!!!!


Bir arkadaşınızla veya ailenizden biriyle intihar fikrini tartışmak, bunun üzerinde konuşmak oldukça zor bir durumdur. Eğer karşınızdaki kişinin intihara meyilli olup olmadığından tam olarak emin değilseniz, en iyi yöntem ona belli başlı sorular sormaktır. İntihara eğilimi olan bir kişiye konuşma, içini dökme şansı vermek demek ona negatif duygularından kurtulma, yalnızlığını bir nebze olsun dindirme ve belki de onu intihar fikrinden vazgeçirme anlamına gelebilir. Kısacası intihar fikrinden nasıl kurtulurum sorusunun cevabı belki de sizsiniz.

İntihar eğilimleri olduğundan şüphe duyduğunuz biriyle yapacağınız konuşmada kullanabileceğiniz ifadeler; 

  • Son zamanlarda seninle ilgili bazı endişelerim var.
  • Bu sıralar sende bir değişiklik var, her şey yolunda mı merak ediyorum.
  • Son zamanlarda kendinde değilsin gibi, yapabileceğim bir şey var mı merak ediyorum.

Sormanızda sakınca olmayacak bazı sorular;

  • Ne zaman böyle hissetmeye başladın?
  • Böyle hissetmene neden olacak bir şey mi geldi başına?
  • Şu anda sana nasıl yardımcı olabilirim?
  • Hiç yardım almayı düşündün mü?

Karşınızdakine yardımı dokunacak ifadeler;

  • İçinde bulunduğun durumda yalnız değilsin, ben hep seninleyim. 
  • Şu anda belki buna inanmıyorsun ama içinde bulunduğun durum değişecek.
  • Şu anda ne hissettiğini belki tam olarak anlayamıyorum ama seni dikkate alıyorum ve yardım etmek istiyorum.
  • Tam vazgeçtim artık dediğin anda bir gün daha veya en kötü birkaç saat daha tutunabileceğini kendine söyle.  
 İntihar Eğilimi Olduğunu Düşündüğünüz Biriyle Konuşurken;

Yapmanız Gerekenler
  • Kendiniz olun, bırakın karşıdaki kişi sizin onu dikkate aldığınızı ve yalnız olmadığını fark etsin. Bu nokta da kelimelerden çok ses tonunun ve tavırların önemi daha büyüktür. 
  • Bırakın intihara meyilli olduğunu düşündüğünüz kişi öfkesini, nefretini kussun, bağırsın, çağırsın, lanet etsin. Bütün bunlar iyiye işarettir. 
  • Sakin olun, sabırlı davranın, sempatik görünün ve asla karşınızdakini yargılamayın. 
  • Karşınızdakine intihar fikrinin gelip geçici olduğunu belirtin. Karşınızda bulunan kişinin hayatının sizin ve başkaları için önemli olduğunu ifade edin. 
  • Karşınızdaki kişi artık yaşamak istemiyorum, çok daraldım, her şey üstüme üstüme geliyor gibi ifadeler içine girerse, ona intihar fikrini düşünüp düşünmediğini sorun. Bu onun aklına bu fikri sokmak değildir, tam tersine onu önemsediğinizi, intihar düşüncesini çok ciddiye aldığınızı ve karşınızdakinin acılarını dinlemeye hazır olduğunuzu beyan edersiniz.

Yapmamanız Gerekenler
  • Sakın intihar eğiliminde olduğunu düşündüğünüz kişiyle tartışmaya girmeyin. Ona daha görecek çok şeyin var, intiharın sonrasında ailen çok üzülecek gibi ifadeleri söylemekten kaçının. 
  • Şok olmuş tavırlarına girmeyin, hayatın güzel yönleri ile ilgili ders vermeyi bırakın ve intihar yanlıştır arkadaşım ifadesine hiç başvurmayın. 
  • Problemleri çözme yollarına girmeyin veya tavsiyelerde bulunmayın. Olay problemlerin ne kadar sıkıntı verici olduğu değil, karşınızdakinin ne kadar acı çektiği. 
  • Sakın bütün bu yaşananlardan dolayı kendinizi şuçlu hissetmeyin. Birinin girdiği bunalım ve sonrasında oluşacak olayları düzeltemezsiniz. 
                                          
İntihar Risk Seviyeleri


Düşük 

Bazı intihar fikirleri. İntihar planı yok. Kişi intihar etmeyeceğini söyler. 


Orta

İntihar fikirleri. Çok ölümcül olmayacak bazı planlar. Kişi intihar etmeyeceğini söyler. 


Yüksek

İntihar fikirleri. Fazlasıyla ölümcül olabilecek intihar planları. Kişi intihar etmeyeceğini söyler. 

Şiddetli

İntihar fikirleri. Fazlasıyla ölümcül olabilecek intihar planları. Kişi intihar edeceğini ifade eder. 

İntihara Meğilli 10 Ülke

intihar sozleri, intihar notlari
intihar sözleri, intihar notları işleri hep daha dramatik bir hale sokar......
  1. Litvanya: Birçoğu Sovyet Rusya’nın dağılmasından sonra patlak veren ekonomik problemler ülkenin yakasını hiç bir zaman bırakmadı. Özellikle 35-54 yaş aralığında, çalışan erkekler arasında oldukça yaygın olan intihar etme, bu ülkenin ciddi bir sorunu gibi görünüyor. İşsizlik oranlarının artması, sonrasında gelen boşluk, bu boşluğu alkol ve diğer kötü alışkanlıklarla doldurma eğilimleri ve bunu takip eden yüksek depresyon oranları, Litvanya’nın bu listedeki yerini açıklar nitelikte. 
  2. Güney Kore: Bu ülkede en yaygın intihar şekli ya kendini asarak ya da zehirleyerek. İntihara sürekleyen en yaygın sebepler arasında ise derin, sosyal sıkıntılar, psikolojik problemler, depresyon, fiziksel acı, ekonomik darboğaz ve aile problemleri gelmekte. Öyle bir kültür düşünün ki genç nesil aile bireylerine bakmakla yükümlü olsun, işte bu nokta da intihar eğiliminde olanların en çok 60 ile 75 ve hatta daha üstü yaş gruplarından olması oldukça şaşırtıcı. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki bu yaş grubundaki intiharların en büyük nedeni, onca sıkıntıya rağmen ailelerine bakmakla yükümlü genç neslin yükünü biraz daha hafifletmek. Demek istediğim 75 yaşına gelmiş bir ebeveyn, ekonomik sıkıntılardan dolayı çocuklarının yaşadıklarını görüyor ve intihar sonrasında varlığına son vererek bu sıkıntılara bir nebze son vermiş oluyor. 
  3. Guyana veya resmi adıyla Guyana Kooperatif Cumhuriyeti: Karayip denizine kıyısı olan, Güney Amerika’da yer alan bu ülke, dünya üzerinde intihar oranı başlığı adı altında yapılan bütün listelerde ilk 10’a girer. Bu ülkede erkekler intihar etmeye daha meyilli, intiharların yarısı ise böcek ilaçları içilerek gerçekleşmekte. Ekonomik sıkıntıların ve işsizlik probleminin yaşandığı bu ülkede erkekler, yaşadıkları problemlere çözümü alkolde aramakta ve evde şiddete yönelmektedir. Bu ülkede yaşayan her 100.000 erkekten 40’ı intihar etmekte. 
  4. Kazakistan: Dünyada intihar edenlerin yüzde üçü bu ülkede. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki dünya üzerinde 14-19 yaş arasında en çok intihar eden eden kız nüfusu burada ve bunun yanında erkeklerde de ikinci sırada Kazakistan. İntihar oranlarının bu denli yüksek olmasına en büyük neden ise okullarda yaşanan sataşmalar ( hem fiziksel hem de öğrenciler arasında internet üzerinden). Kazakistan Meclis üyeleri bir ara pankları ve emoları artan intihar olaylarının arkasında yer alan en büyük iki neden olarak görmekteydi. 
  5. Slovenya: 2 milyondan biraz daha fazla nüfusa sahip olan bu ülkede yılda yaklaşık 400 intihar vakası görülmekte. Bu ülkede meydana gelen intihar vakalarının üçte biri aşırı alkol tüketimine bağlı. Neyseki alkol tüketiminin düşmesiyle intihar vakaları da bir miktar düşüş gösterdi. 
  6. Macaristan: Bu ülkede ayrılmış ve dul erkekler (30-60 yaş arası) intihar etmeye çok meğilli. Alkol tüketiminin fazlalığı ve işsizlik oranlarının oldukça yüksek olması bu duruma en büyük iki neden olarak gösterilebilir. Bunun yanında ülke çapında bolca kullanılan anti-depresanlar ve diğer reçeteli ilaçlar, intihar eylemlerinin azalmasında ciddi bir etken. 
  7. Japonya: Dünya’nın endüstri merkezlerinden biri kabul edilen, insanların refah içinde yaşadığı bu ülke ciddi bir intihar sorunuyla karşı karşıya, İntihar vakalarının %70’ini erkekler oluşturuyor. Ülkede intihar oranlarının bu denli yüksek olmasında 3 ana nedenden bahsedilir, ekonomik sıkıntılar, sosyal baskılar ve depresyon. Bunun yanında bu ülke ile ilgili dikkate alınması gereken bir diğer durum ise adına “onur intiharı” denilen intihar şekli. Bir Japon, onuru yerler altına alındığına, sosyal baskılar artığında ve buna birde ekonomik sıkıntılar eklendiğinde onur intiharına kalkışabilir. Bu ülkedeki intihar oranları ele alınırken, bu davranış biçimini göz ardı etmemekte fayda var. 
  8. Sri Lanka: Yapılan araştırmalar göre Sri Lanka’da her yıl 1000 kişi intihar etmekte, bu da günde yaklaşık 11 kişiye tekabül eder. Aşırı fakirlik, sonrasında gelen açlık ve işsizlik bu ülkede intihar vakalarını tetikleyen birkaç duruma örnek gösterilebilir. En çok karşılaşılan vakalar ise yüksekten atlama, zehirlenme ve kendini asma. Erkekler arasında intihar vakaları ( genelde 15-44 yaş arası) kadınlara nazaran daha yaygın. 
  9. Letonya Bu ülkede intihar oranları 1990’ların ortalarından itibaren düşme eğilimi içerisinde. Ama Avrupa Birliği üyelerine bakıldığında yine de intihar oranları çok yüksek. Yine bu ülkede de intihar eden erkekler (40-49 yaş arası) kadınlara göre daha fazla. Letonya’da intihar vakaları genellikle alkol tüketimine, işsizliğe ve zihinsel prblemlere bağlı olarak meydana gelmekte. Bir ilginç detay daha, bu ülkede intihar ederek hayatını kaybedenlerin sayısı trafik kazalarında ölenlerden çok daha fazla. 
  10. Belarus İntihar bu ülkede 2. önemli ölüm sebebi. 45-64 yaş aralığındaki erkekler arasında intihar vakaları çok yaygın. Ülkede yapılan araştırmalar intihar ve alkol tüketimi arasında ciddi bir bağ olduğunu gösteriyor. Ülkede intihar vakaları sadece 1980’lerde ciddi bir düşüş gösteriyor ve bu tarih, düzenlenen alkol karşıtı düzenlemelere denk geliyor.

Financial Times ve Felaket Senaryoları

Sunday, 13 September 2015

financial times pkk hdp
küstah, yanlı ve provakatör!
Milyonlarca insanın okuduğu veya en azından varlığından haberdar olduğu bir gazete Financial Times. Bana bu gazeteyi nasıl bilirsiniz derseniz, medeniyet beşiği sayılabilecek İngiltere'nin yüz karası, insani olaylara ve teröre fazlasıyla yanlı tavır takınan, hükümetlere ve kuruluşlara felaket senaryoları hazırlayan bir yayın organı demekle yetinirim. Bence yöntemlerini bilenler için bu yorum yeter de artar bile......

Gazete Türkiye Cumhuriyeti ile ilgili en son yazısında HDP'nin PKK'dan bağımsız ve ayrı olduğunu iddia ediyor ve ekliyor; "Ya seçimlerden aynı sonuç çıkacak, ya da şehirler havaya uçacak." A'dan Z'ye provakatör bir yazıyı kaleme alan Finacial Times, yukarıda da belirttiğim gibi felaket senaryolarına bir yenisini ekliyor. PKK'nın taşeronluğunu yapan HDP, PKK'dan bağımsız bir parti olamaz, olamayacaktır. Alın size HDP'den farklı sesler, yorumu sizlere bırakıyorum!
  • HDP Hakkari Milletvekili Abdullah Zeydan: “PKK sizi tükürüğünde boğar.” ,
  • HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ: "Biz sırtımızı YPJ'ye, YPG'ye ve PYD'ye yaslıyoruz bunu söylemekte ve savunmakta hiçbir sakınca görmüyoruz.” 
  • HDP’liler genel kanı: Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yapılan operasyonlar Devlet terörü, şehit olan şanlı Türk askerleri ise etkisiz hale getirilen unsurlar. 
  • HDP Muş Milletvekili Burcu Çelik Özkan: (Köy Korucularına sesleniyor) "Bu memleketten defolup gideceksiniz. Bize uzattığınız o keleşi (kalaşnikof silahı) size çevirmesini çok iyi biliriz." 
  • HDP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Pervin Buldan: “PKK bir terör örgütü değildir.” 
  • HDP Şırnak Milletvekili Feyyaz Sarıyıldız, PKK’ya silah teslimatı yapacağı belirlenen bir aracın içinden çıkmıştır ve dokunulmazlığı sayesinde kurtulmuştur. 
  • HDP zihniyetli bazı siyasetçiler ve internet kahramanları: "Devlet, Doğu'da sivil halkı katlediyor"
Dikkat Dikkat! PKK’nın lastik içine yerleştirdiği patlayıcının sebep olduğu patlama sonrasında 12 yaşındaki bir çocuk bir elini ve ayağını kaybetti.....(13.09.2015)

Karınca Sürülerinden Kurtulma Yolları

Thursday, 10 September 2015

karıncalardan kurtulma
Karınca sürüleri oldukça rahatsız edici olabilir!
Öncelikle şunu ifade etmekte fayda var, karıncalar dostumuzdur. Doğaya faydaları saymakla bitmez, bizim derdimiz yığınlar halinde evimizi, odamızı veya mobilyalarımızı işgal edenlerle.

Karıncaları yaşam alanlarından uzak tutmak için; 

  • Bir adet su sprey şişesinin içine su, limon ve nane karışımı yapın ve bunu, miktarı abartmadan (ortalığı göl etmeyin) karınca kümelerinin üzerine sıkın, oldukça etkilidir göreceksiniz. 
  • Karıncalar çok küçük boşluklardan, çatlaklardan, kapı eşiklerinden hücum ederler. Karıncaların ana yollarını tıkayın, boşlukları doldurmaya başlayın. Cam kenarlarına silikon çekmeyi bile deneyebilirsiniz. 
  • Tuz, tebeşir tozu, bebek pudrası, talk pudra, kapı eşiklerine, karıncaların geçiş noktalarına uygulandığında etkili bir püskürtme yöntemi olacaktır. 
  • Tarçın, limon kabukları, sirke, kara biber, acı kırmızı biber, defne yaprağı karıncıların hiçte hoşuna gitmeyecek sonuçlar doğurur. Sirkeyi ve dilediğiniz diğer ürünleri yine su ile karıştırıp püskürtebilirsiniz. 
  • Şimdi tarifini vereceğim karışıma dikkat; 1 tatlı kaşığı fıstık ezmesi, 2 çay kaşığı şeker, 2 çay kaşığı boraks (internetten kolayca edinin) ve 1 çay kaşığı su. Bu içeriği güzelce karıştırın ve şöyle bir parça, hamur kıvamındaki karışımı karıncaların aktif olduğu bir yere bırakın. Buradaki amaç karıncaların bu karışıma ellerini kollarını sürüp, bunu arkadaşlarına, yuvalarına bulaştırmasıdır. Baktınız ki karıncalar daha yolda hayatını kaybediyor, karışımdaki boraks miktarını biraz azaltın derim.
  • Karıncalar yazlık evlerin bahçelerini, balkonlarını çok severler. Lütfen sağa sola dökülen yiyecek döküntülerinden çok çabuk kurtulun.
  • Ben karınca tebeşiri diye bir ürün satın aldım ve bu üründen inanılmaz fayda sağladım. Tek yapmanız gereken bu tebeşirle, karıncaların geçiş yollarına çizikler atmak. 

Kekik Suyunun Faydaları ve Zararları

Monday, 27 July 2015

Kekik suyu bugün hemen hemen her aktarda mevcut olan, internette de onlarca siteden tedarik edilebilecek bir üründür. Siz yine de saf, katkısız olanlardan edinmeye bakın.

Neyse bir şekilde kekik suyunun aldınız ve kapağını açtınız, sakın ha diklemeye falan kalkışmayın, her ne kadar her dere deva olsa da hayatınızın hatasını yapmayın. Yazımın bir yerlerinde kekik suyunun nasıl hazırladığımı ve başka ne şekillerde hazırlayabileceğinizi sizlere anlatacağım. Gelin şimdi kekik suyunun faydalarına bir göz atalım;

Kekik Suyunun Faydaları!

  • Kekik suyu ile günde üç-dört defa gargara yapıldığında, ağız içi yaralarına (aftlar) etkin bir çözüm olacaktır.
  • Yüksek kolesterolün düşmanıdır.
  • Vücudunuzdaki yağların yakımında etkindir. 
  • Astıma, öksürüğe kesinlikle iyi gelir.
  • Midenizi üşüttüğünüzde kekik suyu için.
  • Kekik suyu ciddi bir antiseptiktir.
  • Ağız kokusunu bastıracak yoğun bir tada sahiptir, antiseptik olduğundan ağız bakımında kullanılır.
  • Hemoroid hastasıysanız, ağrınız olduğunda kabızlığı önlemek için kekik suyu için.
  • Tansiyonu dengeler. 
  • Şekeri düşürür.
  • Çok sağlam balgam söktürür.
  • Bazı cilt hastalıklarına (egzama, mantar, mayasıl, cilt lekeleri, sivilceler...) iyi gelir. Günde 3 defa düzgünce pansuman yapın, etkileri inanılmaz olacaktır. 
  • Konsantrasyon bozukluğu, odaklanma sorunu olanlara bir çözüm olacaktır.
  • Kas kasılmalarını düzene sokar.
  • Kekik iyi bir antioksidandır. Vücut direncini artırır.
  • Kekik vitamin ve mineral bakımından oldukça zengindir. (demir, kalsiyum, potasyum, magnezyum, manganez mineralleri ve A, C, E, K, B6 vitaminleri)
  • Kekikte thymol adlı bir bileşen bulunur ve bu bileşen yaşlanma karşıtı bir özellik barındırır. Demek istediğim kekik hücre yenilenmesine yardımcı olur.
  • Saç köklerinizi güçlendirir, saç dökülmesini azaltır.
  • Adet dönemi adet sancılarını hafifletir.
kekik suyunun faydalari ve zararlari
Kekik suyunu veya çayını istediğiniz sebze ve meyvelerle tadlandırabilirsiniz.

Kekiğin Yan Etkileri!

  • Alerjiniz varsa tüketmeyin. 
  • Fazla tüketirseniz reflünüz azabilir.
  • Tüketimi halinde baş ağrısı, baş dönmesi ve mide bulantısına neden olabilir.
  • Kolit rahatsızlığınız varsa tüketmeyin.
  • Gebelik ve emzirme döneminde tüketmeniz önerilmez. Elde bu konuyla ilgili ciddi bir araştırma mevcut değildir. 
  • Kekik suyu kan akışınızı biraz hızlandırabilir ve olası bir yaralanma durumunda kan kaybını artırabilir.Bundan dolayı bir ameliyattan yaklaşık 2 hafta önce tüketiminin sonlandırılması önerilir.

Kekik Suyu Nasıl Hazırlanmalı!

Ben piyasadan hazır aldığım kekik suyunu, bir miktar suyun içine katarak hazırlıyorum, mümkün olduğunca kekik yoğunluğunu az tutuyorum, aksi durumda midem perişan oluyor ve kokusu tahammül edilmez boyutlara ulaşabiliyor. Bazen de meyve suyu veya süt ile karıştırarak tüketiyorum. Bana kalırsa sek içmeye kalkmayın, midenize yazık! 

Bir defasında da  1-2 kaşık taze kekiği, bir kupa sıcak suyun içine atıp 5 dakika bekletmiştim. Sonra yine tadı ve kokusu ağır olduğundan içine biraz limon ve bal katmıştım, gayet güzel bir çay olmuştu, bunu da deneyebilirsiniz.... 

Not: Lütfen günlük tüketim miktarlarına uyunuz, her şeyin fazlası zarardır unutmayın ve doktorunuzla her zaman iletişim halinde olmaya bakın!

Erkek Köpeklerde Kısırlaştırma

Friday, 17 July 2015

Kısırlaştırma köpeğimin davranış bozukluklarına bir çözüm olabilir mi? Her köşeye işeyen, kokusunu bırakan köpeğim bu huyundan vazgeçecek mi? Köpeklerde kısırlaştırma ameliyatı sonrasında köpek kilo alır mı? Peki köpeğimin koruma içgüdülerinde bir değişiklik olacak mı? Köpeğimi kısırlaştırmak bana ve köpeğime ne gibi faydalar sağlayacak?

Şimdi gelin erkek köpeği kısırlaştırmak denildiğinde hangi genel yargılara sahibiz bir bakalım;

Genel Yargı: Kısırlaştırma köpeklerde agresif davranışları yok eder.

Bazı durumlarda köpekte görülen agresif tavırlarda ciddi azalma gözlenir. Ama bu durum için bir koşul vardır o da köpeğinizin eğitimli olması. Yani eğitimsiz, başına buyruk bir köpek
kısırlaşsa da çoğu zaman agresif tavırlarına devam edecektir. Ama hormon seviyelerindeki azalmadan dolayı, köpeklerde cinsellikle bağlantılı şiddet eğilimi azalacaktır.

Genel Yargı: Kısırlaştırma sonrasında köpek sağa sola daha az çişini yapar.

erkek kopeklerde kisirlastirma
Oscar, 9 yaşında Tibet Spaniel....
Evet, bölgesel koruma dürtüsü azalacağından, idrar ile işaretleme de azalacaktır. Yapılan bazı araştırmalar, kısırlaşan bazı köpeklerin çiş ile alan belirleme (sağ sola işemek diyelim) dürtülerinde yarı yarıya azalma olduğunu göstermektedir.

Genel Yargı: Kısırlaşan köpek kilo alır, şişer.

Köpeklerde kısırlaşma ile kilo alımı arasında hiç bir bağlantı yoktur. Köpeklerde kısırlaştırma ameliyatı sonrasında  köpek ilk birkaç gün kendini fazlasıyla aç hissedebilir ama bu durum sizi korkutmasın geçicidir. Çoğu köpek ağzına bir lokma bile almaz bir de böyle düşünün. Siz köpeğinizi dengeli beslemeye devam edin.

Genel Yargı: Köpeklerde kimyasal kısırlaştırma ile cerrahi kısırlaştırma arasındaki tek fark kimyasal olanın geri dönüşünün olması.

Kimyasal kısırlaştırma ile köpeğin testosteron üretimini azaltmak hedeflenir ve bundan dolayı köpeğin testislerine belli bir kimyasal enjekte edilir. Geri dönüşü mümkündür, cerrahi kısırlaştırma ile aynı etkilere sahiptir ama şunu unutmamak gerekir ki kimyasal olan prostat veya testis kanseri riskini azaltmaz.

Genel Yargı: Kısırlaştırma köpeğin koruma becerilerini azaltır.

Koruma doğal bir dürtüdür, evet kısırlaştırma sonrasında bölgesel agresyon azalır ama köpeğin size olan bağlılığı ve koruma içgüdülerinde bir değişiklik olmaz.

Genel Yargı: Köpeği ne kadar erken kısırlaştırırsan o kadar iyi.

Yapılan araştırmalar göstermektedir ki, 6 ay ve altı köpeklerde kısırlaştırma ciddi psikolojik ve davranışsal bozukluklar yaratmaktadır. Aslına bakılırsa bir yaş, köpeklerde kısırlaştırma için ideal bir yaştır diyebiliriz.

Köpeklerde Kısırlaştırmanın Faydaları ve Zararları ( Dişi ve Erkek Köpekler )

  • Dişi köpeklerde regl dönemlerinde görülen kanlı lekelere son! Ciddi bir hijyen sorunu ortadan kalkar. 
  • Özellikle çiftleşme dönemlerinde ortaya çıkan tuhaf, agresif tavırlara son ( huzursuz gezinmeler, saldırganlık, dışarılarda gezinme istekleri, idrar ile işaretleme)
  • Vücut estörejen hormonu salgılamadığından, meme kanseri riski azalır.  
  •  İdrar yolu ya da rahim kanseri riski azalır. Bunun yanında prostat ve testis kanseri riski de azalacaktır. 
Muhtemel Zararlar; 
  • Kısırlaşan köpeklerde kemik erimesine yatkınlık diğerlerine göre daha fazladır. 
  • Bazı köpeklerde aktivite azalması gözlemlenecektir. Demek istediğim köpek genel olarak daha pasif bir ruh haline bürünebilir. 
  • Bunun dışında doğru yapılan bir kısırlaştırma ameliyatı sonrasında öyle çok ciddi sıkıntılar beklenmez.

Peki iki hafta önce kısırlaştırdığım 9 yaşındaki Tibet Spaniel Cinsi Köpeğimle İlgili Gözlemlerim Neler?

  • Günde en az 10 defa çiş yapma ihtiyacı hisseden köpeğim normale döndü. Artık günde bir iki defa çişini yapıyor.
  • Evin her bir köşesine idrar ile işaretler bırakan köpeğim bu huyundan vazgeçti. İnanın ahşap ayakları olan onlarca mobilyam resmen çürümüştü.
  • Her kapı zilinde deliye dönen, eve giren her yabancıya atlayan, ısırma teşebbüsleri olan köpeğim süt dökmüş kediye döndü. Yine hırlama sesleri duyuyorum ama kısırlaştırma ameliyatı öncesine kıyasla dikkate bile almıyorum.
  • Köpeğimde ameliyat gününden beri gözlemlediğim iki adet sıkıntı var umarım bir an önce geçer, birincisi o deli dolu aşırı hırçın ama sevimli köpeğim gitti, yerine hüzünlü, pek fazla hareket etmek istemeyen bir köpek geldi, bir diğeri de sanki köpeğimin iştahı kesildi gibi. Bakalım önümüzdeki haftalarda neler olacak? 
Köpek Kısırlaştırma Ameliyatı Detaylı Video: 

Transcendence (Evrim) 2014 Filmin Konusu

Monday, 13 July 2015

Transcendence (Evrim) 2014 Filmin Konusu

Öyle bir yapay zeka düşünün ki insan duygularını, dünya üzerinde var olan bütün bilgi yığınlarıyla birleştirebilsin. Yaptığı onlarca deneyle ses getiren Dr. Will Caster (Johnny Depp) bunu başardı ama birkaç bilim adamının ve bir grup teknoloji karşıtının bildiği bir gerçek vardı. Caster sahip olduğu olağanüstü bilgi ve getirdiği kaçınılmaz güç sayesinde kendisine her birinde kendinden bir parça olan bir ordu kurmuştu bile. O artık kontrolü çok zor bir güç haline gelmişti, istediği bilgilere saniyeden kısa bir sürede ulaşabiliyor, insanlara sonsuzluğu vadediyordu......
Transcendence film konusu
Yapay zeka üzerine güzel bir film, şiddetle tavsiye edilir!

Transcendence (Evrim) 2014 Film Detaylar

IMDb: 6,3 /10 (144.624 izleyici)
Tür: Dram / Bilim Kurgu / Gerilim
Süre: 119 dakika
Oyuncular: Johnny Depp, Rebecca Hall, Morgan Freeman
Yönetmen: Wally Pfister
Yazar: Jack Paglen

Transcendence (Evrim) 2014 orijinal fragmanı;

Gazlı İçeceklerden Uzak Durun!

Saturday, 11 July 2015

Sigara içmek, alkol kullanmak kötü alışkanlıklardır, kurtulmak gerekir, içmeseniz vücudunuza fazlasıyla iyilik etmiş olursunuz. Peki ya bazılarınız için günlük, vazgeçilmez bir içecek olan gazlı içecekler ve özellikle de en çok tüketin kola? Sizce bunları tüketmekte sorunlu bir alışkanlık değil mi?

-Baştan söylememde yarar var. Bu yazımda her ne kadar genel olarak gazlı içeceklere atıfta bulunsam da okların yönü kola üzerinde olacaktır. Reklamlarla, sosyal medya aracılığıyla yüceltilen kolanın aslında ne olduğunu birkaç satırda ifade etmek istedim. Neyse, dönelim konumuza-

Bana sorarsanız en az sigara içmek kadar tehlikeli bir alışkanlık olan kola tüketiminden hemen şu anda vazgeçmeniz, sizin ve sevdiklerinizin iyiliğine olacaktır. Peki açtınız ve bir kutu kolayı lıkır lıkır içtiniz, o andan sonra vücudunuzda neler oluyor hiç düşündünüz mü?

gazli iceceklerden uzak durun
Lütfen özellikle koladan uzak durun!
İlk 10 dakika içerisinde; 

Vücudunuza 10 çay kaşığı şeker nüfus eder, bu da günlük şeker ihtiyacının tamamını aldınız anlamına gelir, peki gidin ağzınıza aynı miktarda şekeri tıkın, garanti ediyorum kusarsınız, o halde kola neden kusturmuyor? Çünkü kolanın bir içeriği olan fosforik asit şekerli tadın önüne geçer ve kusmaya engel olur.

İlk 20 dakika içerisinde;

Kan şekeriniz tavan yapar ve karaciğeriniz devasa insülin oranlarına, korkunç düzeylerde şekeri yağa dönüştürerek karşılık verir.

40 dakika içerisinde;

Kafein emilimi tamamlanmıştır, kan basıncınız yükselmektedir, göz bebekleriniz irileşti ve karaciğeriniz kanınıza daha fazla şeker pompalamaya başladı bile.....

45 dakika ve sonrasında;

Vücudunuz dopamin üretimine hız vermiştir, demek istediğim beyninizdeki mutluluk merkezi uyarılmaya başlandı- bu arada ilginçtir, eroin kullanımında da aynı işlem söz konusudur.

1 saat sonra ise; 

Aşırı şeker tüketiminin yol açtığı yorgunluk ve bitkinlik hali baş gösterecektir.

Peki kola ve diğer birçok gazlı içecekte bulunan belli başlı bileşenler hangileridir?  

Fosforik asit: Vücudun kalsiyum alımına müdahale eder ve erken yaşta kemik erimesi (osteoporoz), kemik yumuşaması (osteomalasi) gibi sıkıntılar baş gösterebilir.

Şeker: Vücudunuza fazlasıyla aldığınız şeker, insülin seviyelerini tavan yapacaktır, bu da kan basıncınızın yükselmesine, yüksek kolesterole, diyabete, kalp hastalıklarına, aşırı kilo alımına ve daha birçok sağlık sorununa neden olacaktır.

Aspartam: Bu kimyasal tatlandırıcı diyet kolalarda şeker yerine kullanılır. Bu ürünün yaklaşık 92 tane farklı sağlık sorununa yol açtığını söylemekte fayda var, bunlardan bazıları farklı beyin tümörleri, diyabet, duygusal bozukluklar, ve epilepsi (nöbetler) olarak sıralanabilir.

Kafein: Kafein içeren içecekler, kandaki kolesterol seviyelerinde artışa, uykusuzluğa, mineral ve vitamin yoksunluğuna, düzensiz kalp ritmine, göğüste kütlelere ve belli başlı kanser türlerine davetiye çıkarır.

Musluk (Şebeke) suyu: Birçoğumuz farklı nedenler musluk suyundan uzak dururuz, peki şişelenen içeceklerin ana içeriklerinden birinin de musluk suyu olduğunu biliyor musunuz?

Son Olarak!!!!!

Günde bir kola (veya gazlı içecekler), diyabet riskini %85 artırır. Kola (gazlı içecekler) tüketenler yüksek kanser riski taşırlar. Benzen sıkıntılı kimsayallardan biridir ve musluk suyunda yasal sınır olan 5 birim, bazı gazlı içeceklerde 79 birime kadar çıkmaktadır. Birçok gazlı içecekte bulunan sodyum benzoat, DNA’da bazı değişikliklere sebep olabiliyor. Bu da karaciğer sirozuna ve parkinson hastalığına neden olabilir. Şu andan itibaren gelin başta kola olmak üzere bütün gereksiz gazlı içeceklerden kurtulun.Yok ben gazlı içecekler olmadan yaşayamam diyorsanız, mineral suyu tüketimine ağırlık verin ama lütfen meyveli olanları değil.

Kola ve diğer gazlı içecekler sağlığa son derece zararlıdır unutmayın! Milli içeceğimiz ayranı ne olur göz ardı etmeyin!!

LG G3 ve Su Geçirmezlik Testi

Friday, 3 July 2015

su gecirmezlik testi
Telefonunuz suya dayanıklı olsa bile temkinli olmakta fayda var!
LG G3 resmi olarak su geçirmez falan değil, demek istediğim firma telefonu satışa sürdüğünde böyle bir iddia ortaya koymamış ama bir kullanıcı yaklaşık 2 saat boyunca telefonu suyun altında tutuyor, ve bu süre zarfında telefonun ekranı sürekli açık vaziyette. İşlem bittiğinde, yani iki saatin sonunda telefonun arka kapağı açılıyor, pil çıkarılıyor ve fazla sudan kurtulmak için, telefon bir kase pirincin içine atılıyor. Sonuç inanılmaz, telefon tıkır tıkır çalışıyor.  LG G3 Su Gecirmezlik Testi Videosu;

Suya karşı direnç IP numaralarıyla belirleniyor, Örneğin Galaxy S5 ve Xperia Z2, IP67 ve IP68 sertifikalarına sahip. LG bu modele böyle bir sertifika yoluna gitmemiş ama videoyu da izledikten sonra anlayacaksınız, LG G3 olası su kazalarına hazır fakat yazımın ilk başında da belirttiğim üzere bu model resmi olarak su geçirmez değil.

Su geçirmez Android telefonlara birkaç örnek; 

  • Sony’s Xperia Z1-Z2-Z3
  • Xperia Z3V 
  • Xperia M4 Aqua
  • Samsung’s Galaxy S5 
  • Samsung Galaxy S5 Active ve Sport 
  • HTC Desire Eye

Android Cihazlarda Kasma ve Yavaşlama Sorununa Son!

Thursday, 2 July 2015

Android cihazlar zamanla yavaşlamaya başlar, peki neden? 

İşletim sistemi ve ağır uygulamalar!

Bir kere şunu unutmayın, aradan belli bir zaman geçtikten sonra kullandığınız yazılım yavaş yavaş güncelliğini yitirir ve yeni kurduğunuz, güncellediğiniz yazılım ise kullandığınız cihaz için olması gerektiği gibi optimize edilmemiş olabilir, bu da cihazda yavaşlamaya sebep olacaktır. Belki de üretici firma, güncel uygulamanın içine "bloatware" adı verilen önceden, içine gömülü uygulamalar koymuştur, işte arka tarafta çalışır durumda olan bu uygulamalar cihazın hızını geriye düşürür. 

Uygulamalarda ise şöyle bir sıkıntı olabilir, akıllı telefonlarda, tabletlerde hız, kalite yukarılara çıktıkça, uygulamalarda onları takip etmek zorundadır. Bu da şu anlama gelir, 2 senelik bir telefon artık ciddi gereksinimleri olan bir uygulamaya ayak uyduramaz. Bu noktada işletim sistemi için yapılabilecek, içerisinde gömülü uygulamalar barındırmayan yeni sistem arayışları olabilir. Biraz araştırırsanız değişik kaynaklara erişebilirsiniz. CyanogenMod, linkinden epey fayda sağlayacağınıza eminim.
android cihazlarda kasma sorunu
Android cihazlar ve güncelleme (update) sonrası optimizasyon sıkıntıları. 
Uygulamalara gelince, lütfen ayağınızı yorganınıza göre uzatın, cihazı çok fazla kasmayacak, 3d manyağı uygulamalardan uzak durun, ya da gözünüz kesiyorsa indirin. Arkadaki uygulamalar, indirdiğiniz birçok uygulama, siz cihazı açtığınızda, hatta cihaz açılmaya başlarken çalışma gayreti içine girer ve bu da cihazın cpu kaynaklarını kullanmaya başlar, cihazın hafızasında yer işgal eder ve sonuçta cihaz olması gerektiğinden daha yavaş çalışır. Bu arada android cihazlarda ısınma sorunu da bu nokta da meydana gelecektir. Bana sorarsanız, hareketli duvar kağıtlarından, ana ekran üzerindeki onlarca widget kısayollarından kurtulun, ekranı şöyle güzel bir rahatlatın. Kullanmadığınız gereksiz ne varsa silin atın.

Hafıza durumu;
Cihazda binlerce resim, onlarca dosya barındırmaktan uzak durun. Ara ara hafıza alanınızı kontrol edin ve önlem alın. Kontrolünüzden kaçmaya başlarsa, cache dosyalarının ciddi boyutlara ulaşabileceğini unutmayın. Bu noktada size süper bir önerim var, clean master diye ücretsiz bir uygulama var, hemen yükleyin ve telefondaki ıvır zıvır takip edemediğiniz pisliklerden kurtulun. 

Android 4.3 öncesi cihazlar dikkat! 

Bu işletim sitemi öncesi kronik yavaşlama sıkıntısını önlemenin güzel bir yöntemi LagFix uygulamasını yüklemek, ve sonrasında ciddi bir performans artışı elde edeceksiniz, kanıtlanmıştır. Hemen GooglePlay'e uğrayın......

Uygulamayı Kurmak;
  • .apk uzantılı dosyayı indirdikten sonra, SD Kart okuyucu kullanarak veya usb bağlantısı ile cihazınıza gönderin (İndirdiğiniz dosya Winrar (rar) arşivi içerisinde ise önce dosyaları ayıklayın) 
  • Cihazınıza gönderdiğiniz .apk uzantılı dosyayı bulup "Uygulama yöneticileri" veya "apk manager" benzeri uygulamaları kullanmak şartıyla üzerine çift tıkladığınızda, kurulum işlemi otomatik olarak başlayacaktır. 
  • Kurulum toplam 15-30 saniye kadar sürer ve yukarıda da belirttiğim gibi ciddi bir performans artışı garantidir.  
Son olarak şöyle makineden çok verim alamadığınız zamanlarda fabrika ayarlarına bir kere geri dönün ve her şeye sıfırdan başlayın, demek istediğim sadece işinize yarayacağını düşündüğünüz uygulamaları indirin ve yolunuza devam edin. Bir miktar işinize yarayacaktır, ta ki siz makineyi tıka basa doldurana kadar.

Köpek Eti Yemek

Monday, 22 June 2015

Bilindiği üzere köpek eti yemek Çin’de bir gelenek, birçok insan bu etin diğer bütün etlerden daha lezzetli olduğuna inanıyor. Birçok restoran müşterilerine farklı et menüleriyle hizmet verebiliyor. Örneğin Çin’in güneyinde 1981’den beri hizmet veren bir restoranda müşteriler çıtır köpek etinden tutunda, köpek çorbası ve daha birçok "köpek" et yemeğine erişebiliyor.

Müşteriler özellikle çıtır köpek menüsünün çok lezzetli olduğu konusunda hemfikir. Kısacası köpek eti bölgede inanılmaz derecede rağbet görmekte ve düzenlenen köpek festivalleri sayesinde, köpek sevenler ve yiyenler bir araya gelmekte. Bu seneki festival boyunca 10.000 köpek insanlara servis edilmiş. Tabi ki Çin’de herkes köpek eti taraftarı değil. İşte bu noktada aktivistler ve köpek düşmanları karşı karşıya gelmekte. Aktivistlere göre hayvanların birçoğu çalıntı ev köpekleri ve sırf bu festival uğruna ( ve birçok restoran yıl içinde talepte bulunabiliyor) onbinlerce kilometre yol kat edip, aç ve susuz, kafeslerde tıkış pıkış son yolculuklarına çıkıyorlar.
kopek eti yemek
Görüntüsüne aldanmayın! Köpek eti yemek barbarlıktır!
  • Birçok aktivist köpekleri belli bir miktar para karşılığında, sözde kesim evlerinden satın almakta. Köpek başına ödenen ücret ise 32 dolara kadar çıkabiliyor ve bu sayede binlerce köpeğin kurtulduğu biliniyor. 
  • Hayvanlar kesim aşamasına geldiğinde, yetersiz beslenmeden ve türlü türlü hastalıklardan gözlerini bile açamaz durumdalar.
  • Birçok köpeğin, daha canlıyken derisinin yüzüldüğünü, ve bazılarının da önce iyi bir dövüldükten sonra kesime hazır hale geldiğini biliyor muydunuz? 

Köpek Etinin Faydaları!!!!

Köpek kemiğinin antienflamatuvar etkisi olduğuna inanılır. Bunun yanında erkek köpeğin cinsel organının ve testislerinin iktidarsızlığa iyi geldiği söylenir. Birçok tıbbi kitapta ise köpek etinin ruhu dinç tutan ve hastalıklara savaşta başı çeken bir yiyecek olduğu vurgulanır. Bugün bile birçok doktor, iyileştirici etkilerini göz önünde bulundurarak, ameliyat sonrası hastalara köpek eti tüketimini önermekte. Daha bitmedi, Çin’de ve Vietnam’da insanlar köpek etini kışın tercih ederler bunun nedeni köpek etinin içinizi ısıtabilecek etkiye sahip olması!, aynı anda Güney Kore’de ise serinletici etkiye sahip olduğu bilinen köpek eti yazın bolca tüketilir. 

Dr. Kamil Furtun Cinayeti

Wednesday, 3 June 2015

Geçtiğimiz günlerde silahlı bir saldırı sonucunda hayatını kaybeden Op. Dr. Kamil Furtun’a bir insan olarak, bir Samsun’lu olarak Allah’tan rahmet dilerim. Bu günlerde şiddet her yerde, otobüs duraklarında, hastane koridorlarında, okul binalarında ve aklınızın alamayacağı daha onlarca yerde. Haince saldırıya uğrayanlar, öldürülenler ise meslekleri ne olursa olsun birer “İnsan”. Şiddetin tepe noktasına ulaştığı bu günlerde biraz daha anlayışa ve sağduyuya ihtiyacımız var gibi.

Bu arada Doktor Kamil Furtun’un katili hakkında bazı iddialar var, birincisi bu şahıs bir dönem bir memurun burnunu kırmış, ve psikiyatrik ilaçları hastaneden bir şekilde tedarik edip dışarıya satıyormuş. Ve yine bir iddiaya göre şahıs, hastanedeki görevine bir siyasetçi aracılığıyla gelmiş, bir ara hastane kantinini almaya çalışmış ama buna izin çıkmamış, son olarak da kimilerine göre hastane sınırları içerisinde silahla geziyormuş. Ha unutmadan bir gazetede okumuştum, galiba bir yakını bundan önce hastanede, Kamil Furtun tarafından tedavi görmüş ve hayatını kaybetmiş. Şimdi bütün bu iddialar ele alındığında tek bir şey söylemek istiyorum, eğer bu adam gerçekten silahla ortalıkta dolaşıyorsa, şiddete eğilimli bir dönem geçirmiş, birilerini darp etmiş ve buna rağmen hastanede çalışmaya devam ettiyse, sizce bu cinayette başkalarının da parmağı yok mu?

dr. kamil furtun cinayeti
O kimilerine göre Karadenizliler için, Samsunlular için büyük bir şanstı. 
Hastane odasında silahlı bir saldırı sonucunda hayatını kaybeden Op. Dr. Kamil Furtun'un ölümünün ardından ve yaşadığı dönemde, hastaları tarafından yapılan bazı yorumlar;
  • Karadenizliler için büyük bir şans. Alanında üretken, fedakar, cesur. Bu yönleriyle yaptıkları ortada. Takdire değer. Makam olarak çok daha iyi yerleri hak eden bir insan. Hastalarının gözünde en güzel yerde duruyor. Allah ondan razı olsun. 
  • Allah razı olsun hocam, sayenizde sağlığıma kavuştum. Göğüs kafesimdeki kalbime baskı yapan kemikleri estetik ameliyatla düzeltiniz. 
  • Karadeniz bölgesine böyle bir doktorun gelmesi büyük bir şans. Fakir zengin ayırt etmeksizin herkesin derdine derman oluyor. Allah ne muradı varsa versin. Şahsım adına kendisine teşekkürü borç biliyorum. Saygılar... 
  • Allah sizden razı olsun hocam. Kanser deyince dünyam yıkılmıştı ancak önce Allah sonra siz bana bir hayat daha verdiniz. 
  • Büyük bir şans tüm Karadeniz için sizin Samsun da bulunmanız. 10 numara cerrah.

Gelmiş Geçmiş En İyi Bilim Kurgu, Ex Machina (2015)

Wednesday, 27 May 2015

Ex Machina, sonunu kolay kolay kestiremeyeceğiniz filmlere güzel bir örnek olmuş. Aslında çok basit bir hikayesi olan bu filmin arkasında çok sağlam bir filozofik düşünce yatıyor; “İnsanları insan yapan, bizi diğerlerinden ayıran şey nedir?”

Film boyunca öyle aksiyon dolu sahneler falan beklemeyin. Zaten topu topu 4 karakter (ikisi robot) üzerinde dönüp duruyorsunuz. İşin açıkcası filmi başarılı kılan da yavaş yavaş yükselen tansiyon.

Caleb ile robot arasındaki diyaloglar gerilimi hat safhaya çıkarıyor ve izleyicinin kafasında oluşan olguya yavaş yavaş yön vermeye başlıyor. Işık ve ses oyunlarıyla elde edilen başarı inanılmaz.

ex machina filmin konusu
Bizi, yapay zekalardan ayıran şey nedir?
Alicia Vikander’in canlandırdığı Ava (robot) karakteri bütün takdiri üzerinde toplayacak cinsten. Bir anda kadın kıyafetleri ile ortaya çıktığı anda tamam bu olmuş diyeceğiniz robotlardan bu! Karakterler genel olarak ne kadar basit dursalar da her biri kendi içinde ciddi bir karmaşayı barındırıyor.

Sonuç olarak yazar ve yönetmen Alex Garland, muhteşem bir iş çıkarmış diyebilirim, özellikle de film sektörünün devasa bir çöplüğe döndüğü bu günlerde. Yapay zeka üzerine çekilmiş en iyi filmler arasında ilk beşe aday bu yapıtı kesinlikle dikkate almanızı tavsiye ederim.

Ex Machina (2015) Film Detayları:

Süre: 108 dakika
Tür: Dram, Bilim Kurgu
Yönetmen/Yazar: Alex Garland
Oyuncular: Alicia Vikander, Domhnall Gleeson, Oscar Isaac

Ex Machina (2015) Filmi resmi fragman;

 
Copyright © 2013. Bilginti - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalama yapılamaz!..