Çanakkale: Yolun Sonu eleştiri

Yazar Gökhan Asan on Sunday, 17 March 2013 | 14:57


Türk sinemasının yükselişe geçtiği bugünlerde yine harika bir film Çanakkale: Yolun Sonu. Bir iki eksiği hariç bence film Hollywood filmlerine taş çıkarır. Filmin ismini ilk duyduğumda yine klasik bir Çanakkale kahramanlık hikayesine tanık olacağımı düşünüyorken, olayın yönü Muhsin adlı karakteri tanıdıkça değişti. Muhsin karakteri aslına bakarsanız tek kişilik bir ordu, çok iyi bir keskin nişancı. Muhsin, bu haliyle bana Sylvester Stallone'nin hayat verdiği Rambo karakterini hatırlattı. Rambo filmini her izlediğinizde aklınızda o karakter kalır, hangi gruba, neye mensup olduğundan çok, yaptıkları, kahramanlıkları göğsünüzü kabartır, aklınıza kazınır. Bu yönüyle yaratılmaya çalışılan keskin nişancı Muhsin karakteri sizleri filmin içine çekiyor ve aslında her Türk'ün ezbere bildiği Çanakkale zaferine farklı bir bakış açısı tutarak, izleyiciyi çok fazla sıkmadan, farklılıklara götürüyor. İşte bu yüzden bir devam filmi değil Çanakkale: Yolun Sonu.

Kurtlar Vadisi'nden tanıdığınız Gürkan Uygun (Memati), filmde Muhsin karakterine hayat veriyor ve benim şahsi yorumum filmi tek başına göğüslüyor, eli, kolu, bıyığı, bakışları tam dönemin adamı havasını veriyor ve ben oyunculuğuna 10 üzerinden 10 veriyorum. Gürkan Uygun'u Kurtlar Vadisi'nden takip edenler, üstüne son günlerde vizyona giren Hititya Madalyonun Sırrı isimli filmi de izledikten sonra bu filmi izlediğinde aslında onun ne kadar çok yönlü bir oyuncu olduğunu kavrayacaktır.

Hemşire rolünü üstlenen Berrak Tüzünataç için söyleyebileceklerim oldukça sınırlı, oyunculuk fena değil ama sanki biraz suni, boyu posu biraz fazla geldi bana, abartılı, birde güzellik olgusunu ön plana çıkaralım diye sanki suyunu çıkarmışlar........

Filmi izlediğinizde muhakkak fark edeceksiniz, harika bir final sahnesi, muhteşem silah oyunları ve pat diye bir son. Bunun yanında düşman saflarındaki keskin nişancının ani ölümü, sanki filmin temasını oluşturan en büyük unsurlardan biri de o değilmiş gibi, bir kurşun ve filmin o anına kadar onlarca askerimizi öldüren o askere karşı olan hıncımız, öfkemiz yerlerde.... Ben bir filmin sonuna, bir de ölümü olay akışında tabiri caizse kaynayan düşmanın keskin nişancısına çok taktım. Türk halkı böyle keskin uçlu sonlara hazır değildir diye düşünüyorum.

Eleştirilerimi burada sonlandırmak istiyorum, bütün bu yazdıklarıma rağmen ben filme 10 üzerinden 8 gibi bir not verebilirim ki bu da şu demek oluyor, bu film kesinlikle izlemeye değer. Daha önceki yazılarımda da belirtiğim gibi Türk sinemasına tam destek vermemiz gereken bu günlerde, bu gibi özel filmleri yalnız bırakmayın, gidin izleyin..........

Not: Filmde kullanılan ağır makineli silahlar, Genel Kurmay Başkanlığı'nın izniyle elden geçirildi ve bu filmde kullanıldı.




0 yorum:

Post a Comment

 
Copyright © 2013. Bilginti - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalama yapılamaz!..